Hamilelikte varis konusunda açıklamalarda bulunan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, hamilelikte varisten korunmak için yapılması gerekenleri ve hamilelik sonrası varis tedavisini anlattı.

 acaklardaki toplardamarlar kirli kanı kalbe taşımaktadır. Kalbe kadar devam eden bu taşıma yolu boyunca bacaklarda toplardamarlarda yerçekimine karşı kapakçıklar mevcuttur. Kan yukarı çıktıkça kapaklar kapanır ve geriye düşerek göllenme yapmasını engeller ve toplardamarlarşişmez.Karnın içinde kalın çaplı olarak kalbe kadar devam eden toplardamar yolu gebelikte anne karnındaki bebeğin ve rahmin büyümesi ve bası etkisi kan dönüşünü zorlaştırır ve kalbe ulaşamayan kan yerçekiminin de etkisiyle bacaklarda kapakçıkları zorlar ve varisler oluşmaya başlar.

Bu sürece hormonal değişiklikler nedeniyle toplardamar duvarının gerilmesi, vücutta artan sıvı, kiloalımı, bel kemiğinde eğrilme gibi faktörlerde eklenir ve hamilelik boyunca devam eder. Bilimsel çalışmalara göre hamilelikte varis oluşma riski %60 a varan yüksek oranlardadır.

Yukarıda saydığımız faktörler dışında; gebelik öncesi varis olması, şişmanlık, çoğul gebelik(ikiz, üçüz gibi),varisten korunma önlemlerinin alınmaması varis oluşumunu arttırır.

Toplardamarların yer çekimine karşı çalışma sistemini bacaklardaki kaslar kasıldıkça damarları sıkarak sağlar ve kanı yukarı yani kalbe yönlendirir. Bu nedenle hamilelikte varisten korunmak için en etkili ve bebeğe zararsız tedavi yürümek yani egzersizdir. Damar kasıcı varis ilaçlarının ve kan sulandırıcıların verilmesi bebeğin gelişimine zarar vereceğinden dolayı doğru değildir. Ayrıca dinlenirken bacaklarını uzatarak oturması kan akımını rahatlatır.

Bu tedavi ve korunmanın birlikte yapılması gereken duruma ek olarak uzun süre ayakta ve hareketsiz kalması gereken durumlarda varis çorabı kullanması fayda sağlar.

Gebelik süresince ilaç verilemeyen ve varis tedavisi hamilelik sonrasına bırakıldığı durumlarda birçok tedavi yöntemi vardır.Bunlar;
Latince adı skleroterapi olan köpük tedavisi; görünen ince ve orta boy kılcal damarların tedavisinde kullanılan yaygın yöntemlerden birisidir. İnce uçlu iğnelerle damar içerine girilerek, kan ile birleştiğinde köpüren bir kimyasalın damar duvarlarını yapıştırarak hastalıklı bölgeyi ortadan kaldırması esasına dayanır. Uygulanması kısa süren, poliklinik koşullarında yapılabilen, anında sonuç veren, Ağrısız ve anestezi gerektirmeyen bir yöntemdir.


Eksizyonel Lazer:
Yüzeyel kılcal damarların tedavisinde kullanılan son zamanların moda tedavi yöntemidir. Başarı oranı 80’dir. Özellikle örümcek ağı görüntülerini yok eder.

Endovenöz Lazer Ablasyon:Varise neden olan damar içerisine küçük bir iğneyle girilerek, kılavuz tel yardımıyla laser akımı uygulamasına dayanan bir yöntemdir. Oldukça konforlu, uygulaması kolay kanama ve operasyon sonrası morarmanın oldukça az olduğu bir tedavi yöntemidir. Giderek yaygınlaşmaktadır.

Radyofrekansablasyon: Laserablasyon tekniğine benzer olup damar içerisine laser akımı yerine radyo dalgaları kullanılarak uygulanan bir yöntemdir. Başarı oranı açısından laser tedavisine üstünlüğü yoktur.

Ayrıca toplardamarların iç yüzeyini döşeyen hücrelerin iyileşmesini ve böylelikle toplardamarların sağlamlığını arttırmaya yönelik birtakım ilaçlar kullanılabilir. Ödemi gidermek amacıyla da idrar söktürücü ve ağrı kesici ilaçlar tedaviye eklenebilir.

Bu tedavi yöntemleri ile artık varis korkulu rüya olmaktan çıkmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here